Benim İçin Müzik

Benim için müzik, hayatın bir parçasıdır. Müzik, insanın en üzgünken veya en mutlu hallerinde onu tamamlar. En azından benim için öyle. Ya sizin için nasıl? Mesela ben çok mutlu iken açarım bir şarkı ve deli gibi dans ederim. Daha çok mutlu olurum. Böyle olmayı seviyorum. En üzgün halimde iken ise biraz daha sakin ritimli şarkılar açıp yaşadığım üzgünlük neyse onu unutmaya çalışırım. Her ne bu konu üzerinde etki göstermese de.Müziğin birçok alanı vardır. Bu alanlar, halk oyunları, şarkı çeşitleri, şarkıcılar, enstrümanlar vb gibi alanlar.  Ben bu alanlardan enstrümanlara ilgi duyuyorum. Çünkü enstrüman çalmak bence ayrıcalık ve farklılıktır. İnsanın kendini iyi hissetmesini sağlar. Ben bir enstrüman çalmayı öğrenmek istesem kesinlikle ve kesinlikle gitar çalmayı öğrenmek isterdim. Çünkü gitar insanların ruhuna dokunur. En çokta benim. Acaba sizin için de öyle mi? Sizde benim gibi o gitar sesini duyunca bambaşka yerlere götürüyor mu? Ya da mutsuzken mutlu ediyor mu? Açıkçası beni fazlasıyla ediyor. O gitar tellerine dokunabilip bir beste yapıp onu hem çalıp hem söyleyebilmek baya rahatlatıcı olmalı. Keşke bende bilsem gitar çalmayı ya da etrafımda bilen olsa iyi olur. Ama maalesef kimse yok gitar çalmayı bilen ya da sesi güzel olup şarkı söyleyen.

Ben müziğin alanlara ilgi duyduğum kadar müziğin türlerine de ilgi duyuyorum. Türkiye’de ki bu müzik türlerinden bazıları; arabesk, halk müziği pop, Karadeniz müziği, çocuk müziği vb. gibi müziklerdir. Benim hayatımda en çok karşıma çıkan müzik çeşitleri şunlar: Arabesk, pop, oyun havaları gibi. Arabesk müzik: insanların en üzgün, en duygusal oldukları zamanlarda kullandıkları müzik türüdür. Arabesk müzik günlük dertleri, umutsuz aşkları, başarısızlığı ve umutsuzluğu konu edinir. Bence siz genelde arabesk müziği günlük dertlerinizden dolayı dinliyorsunuz. Ben mesela genelde bu yüzden dinliyorum. Genelde büyüklerimiz bize sizin ne derdiniz olacak bu yaşta gibi baksalar da bizimde günlük dertlerimiz olabiliyor. İşte tam o zaman arabesk müzik dinleriz. Bizi hüzünlendirir. Durumlardan durumlara sokar.

Hayatımda karşıma gelen müzik türlerinden biride pop müziktir. Benim aklıma pop müzik denince Murat Boz’un, Sibel Can’ın, Hadise’nin vb. şarkıları geliyor. Ama tabi en çok
eğlendirenlerde oyun havalarıdır. Oyun havaları; düğünlerde, şenliklerde vs. kullanılır. Oyun havalarının da çeşitleri vardır. Bunlar, çiftetelli, zeybek, horon, halay, longa, hora, bar,
köçekçe ve sirto gibi değişik şekilleridir. Bunların içinden çoğunun adı ilk defa duyuyorum. Hiç birini profosyonelce bilmemede gerek olduğunu düşünmüyorum. Çünkü o şarkı çaldığı anda senin onu bilip bilmemen önemli değil onun ritmine ayak uydurup delicesine eğlenmen önemlidir. Sadece ve sadece düşünüyorum o şarkıların sözlerini yazan sanatçılar nasıl esinleniyor da yazıyorlar. İnsanlar genel de bir şeyi yazabilmeleri için bir şey yaşamaları önemlidir. Acaba o şarkı sözlerinde geçen ince detaylı konuları onlar yaşadılar mı? Nasıl yazdılar? Kendileri yazmasalar da çok güzel yorumlar katıp bir ritim şarkı oluşturmak çok zor olsa gerek. O sözlerde geçen olayı sanki yaşamışçasına dile getirmek yetenek işidir.
Düşünüyorum Yıldız Tilbe ne yaşamış ya da bir şey yaşamasa bile nasıl içten söyleyebilir o şarkıları nasıl dokunabilir o yüreklere. Yıldız Tilbe’ nin o sözleri ne kadar anlamlı, ne kadar doğru. Bu kadın bir şeyler yaşamış olmalı, birileri onu baya üzmüş olmalı sanırım ki bu kadın bu kadar yüreklere dokunsun. Ya da sadece Yıldız Tilbe değil Ferdi Tayfur, Müslüm Gürses vb. sanatçılar ne kadar da içtenler, samimiler. Bilmiyorum ya da bana öyle geliyor. Sizin içinde öyle mi acaba?

 

 

 

 

Yazan : Ponçik

02 / Oca / 2018

Leave a comment

Onay Kodu
.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.

Enstruman Eğitimi

Bize her konuda yazabilirsiniz. Editörlerimiz mesajlarınıza 24 saat saat içerisinde yanıt vereceklerdir. Bize yazmak için Buraya tıklayınız.